AP, Akın Gürlek'e Yaptırım İstenen Raporu Kabul Etti

17.06.2026 20:01
AP, Akın Gürlek'e Yaptırım İstenen Raporu Kabul Etti

Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen ve tavsiye niteliği taşıyan Türkiye raporunda ağırlıklı olarak CHP'ye yönelik operasyonlar ve olağanlaşan hak ihlalleri yer aldı. Raporda yargının bağımsız olmadığı vurgusunun yanında Akın Gürlek'in ismi geçirilerek karar alıcılar hakkında yaptırım istenildi.

AYDINLIK YOL- Avrupa Parlamentosu'na Dışişleri Komitesi Raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından sunulan Türkiye raporu, 381 oyla kabul edildi. 107 karşı, 171 çekimser oy kullanıldı.

İlk olarak T24'ten Cansu Çamlıbel'in Amor'la yaptığı söyleşide taslak metinde yer alan Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik yaptırım talebinin olduğu rapor son haliyle onaylandı. Ancak raporun kabul edilmesi yaptırım uygulanacağı değil tavsiye niteliği anlamını taşıyor.

'ANAYASAL DÜZEN TEHLİKEYE GİRİYOR'

Raporda Türkiye'nin 2019'dan beri 11 kez yargı paketi çıkarmasına rağmen, "Yargının bağımsızlık durumu özellikle endişe verici olmaya devam ediyor; Anayasa Mahkemesi'nin yetkisi, alt düzey mahkemelerin kararlarını uygulamayı reddetmesiyle zayıfladığı için ülkenin anayasal düzeni tehlikeye giriyor" ifadelerine yer verildi.

Bunu desteklemek için; "Çifte standartların yasa önünde açıkça var olduğunu, özellikle siyasi veya yüksek profilli yargı prosedürlerinde veya devlet yetkililerine hakaret suçlamalarıyla ilgili benzer davaların çok farklı şekilde ele alınmasıyla kanıtlandığı gibi" örnekleri verildi.

Hükümetin, ceza hukukunu ve terörle mücadele yasalarını muhalefet ve insan hakları savunucularına baskı yapmak için sistematik olarak kullandığını belirten raporda CHP ve DEM'li belediyelere yönelik tutuklama ve kayyım atamalarına vurgu yapıldı. TBMM'deki 800 dokunulmazlık dosyasında ezici çoğunluğun bu partilerden olduğu ifade edildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki (AHİM) dosyaların üçte birinden fazlasının Türkiye ile ilgili olduğu belirtilen raporda ülkenin Freedom House tarafından 'özgür değil' olarak sınıflandırıldığına ve gazetecilere yönelik baskılara yer verildi. Türkiye'nin 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Endeksi'nde 146 ülke arasında 135. olduğunun belirtilerek kadın cinayetlerinde 2025 yılında 'rekor bir artış' gerçekleştiği vurgulandı.

Raporda; Gezi Davası, akademisyenlerin Barış Bildirisi gibi AYM'nin ve ilgili üst mahkeme kararlarının uygulanmaması anayasal kriz olarak belirtildi ve yargının kötüye kullanılmasına son verilmesi istenildi.

CHP'nin görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması ve üniversite diplomasının iptal edilmesine yönelik gelişmelerin ve dokunulmazlık dosyalarının gündeme gelmesinin 'endişelendirici' olduğunun vurgulandığı raporda "Bu eylemlerin daha güçlü ve kapsamlı bir AB-Türkiye ortaklığı ve genel olarak gelişen ilişkiler olasılığını zayıflattığı" belirtildi.

'KİLİT ROLDE GÜRLEK GİBİ İSİMLER YER ALIYOR'

Raporda, "demokratik gerileme göz önüne alınarak" insan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi'nin işletilmesi talebiyle birlikte; "Bu yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler ve onları atayanlar veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek gibi isimler yer almaktadır" denildi.

LAİKLİK VURGUSU: GERİCİ BİR GÜNDEM AŞILANIYOR

Raporda, 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' bildirisinden sonra imzacı isimlere dava açılmasına da yer verilerek şu ifadeler kullanıldı:
 
"Türk yetkililerinin toplumun tüm alanlarında dini yaklaşıma dayalı gerici ahlaki bir gündem aşılaması konusundaki artan endişelerini dile getirir; bu gündem, Türkiye Anayasasında korunan laik temelleriyle belirgin bir tezat oluşturur; bu büyüyen değişimin iktidar koalisyonu tarafından teşvik edildiğini belirtir, yasa, siyasi söylem, eğitim, kültürel yaşam ve medyada gözlemlenebilir; bu durum laiklik, çoğulculuk ve temel özgürlüklerin aşınması konusunda ciddi soruları gündeme getirir; Türkiye Hükümeti'nin 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' bildirgesini gazeteciler, sanatçılar ve akademisyenler dahil olmak üzere 168 imzacı aleyhine dava açma kararından endişe duymaktadır."

Son güncelleme: 07.07.2026 14:07